Son Fener, tek parmakla oynanan bir gece nöbeti oyunu. Parmağını sürükle, fenerin ışığını denizde gezdir. Işığa giren gemi kayaları görür ve rotasını kendi düzeltir; karanlıkta kalan gemi körlemesine gider.
İŞ BAŞINA
- Kayalar yalnızca ışıkta görünür. Huzme geçince yerleri kısa bir süre aklında kalır.
- Tüccar kılığındaki korsanlar limana yük çalmaya gelir. Işığı üstlerinde tut, kurukafa çıksın, sonra dokun: fenerin topu ateşlenir.
- Dokunaçlar gemilere yapışır. Işığı bir saniye üzerlerinde tutarsan geri çekilirler.
- Şimşek bütün denizi bir anlığına gösterir. Kayaların yerini ezberlemek için bir fırsattır.
HER GECE BİR KARAR
Aynı anda iki gemi gelir, üçü birden gelir. Işık tek. Kimin feneri önce sönecek, kimi kayaya bırakacaksın? Kayıpsız yanaşan her gemi seri çarpanını büyütür; tek bir kayıp onu sıfırlar.
KASABA YENİDEN KURULUYOR
Kurtardığın yüklerle rıhtımı onar, balıkçı kahvesini, tersaneyi, çarşıyı ve müzeyi aç. Tersane kurulunca fenerini geliştir: daha geniş huzme, daha uzak menzil, daha hızlı dönüş, daha çabuk dolan top. Kasaba ayağa kalkınca iskele fenerleri, balıkçı tekneleri ve dedenin anıtı gelir.
DEDENİN SIRRI
Denizde beliren şişelerden dedenin günlüğünden sayfalar çıkar. İlk sayfa tek bir cümle söyler: "Işığı asla kırmızıya çevirme." Otuz gecenin sonunda neden dediğini öğreneceksin.
GÜNÜN FIRTINASI
Her gün herkes aynı geceyi oynar. Aynı düzen, aynı fener, aynı şartlar. Kaç gündür üst üste nöbet tuttuğunu fener sayar.
- Tek parmakla oynanır, dikey ekran
- Tamamen çevrimdışı oynanabilir
- Türkçe ve İngilizce
- 30 gecelik hikâye, sonu 2. Bölüme açılıyor